18 Kasım 2009 Çarşamba

Get to Know Me!

Bazen eve gitmek istiyorum, ama evdeyken de burayı özlüyorum.

Başkalarının bloglarını okurken ben de bir blog yapayım diyorum, ama şimdiye kadar 3 blog yapıp kapattım.
Bazen elime kalem kağıdı alıp onlarca sayfa yazıyorum, bazen adımı yazmaya üşeniyorum.
Bazen elimdeki filmleri izleyeyim diyorum, sonra ondan da bıkıyorum.

Arkadaşlarımla buluşlurken kitapçı önlerinde randevu veriyorum, sonra onları beklerken cebimdeki tüm parayla kitap alıyorum.
Okuncak kitaplar listemde 2 milyon madde var.
İzlenecek filmler, animeler listem de epey kabarık.

Çoğu zaman hiçbir şey yapmadan ders çalışmam gerekiyor ama onu da beceremiyorum.
Çalışmaya çalışmak, oturup adam  gibi çalışmaktan daha fazla vaktimi alıyor.

Plan yapmak planları uygulamaktan daha fazla vaktimi alıyor.
Liste çıkarmak için harcadığım enerjiyi bilime fenne harcasaydım, mutfak aletleriyle atomu parçalamıştım. (evet, başkasının esprisinden esinlendim.Ne var?)

Başkalarının ağzından kendimle dalaşmayı seviyorum. Kafamda seninle tartışıyo olabilrim şu an. Zaten çoğu insanla da iletişim kurma yöntemim bu: Tartışma.

Flört etmeye çalışmak için beni sinirlendirmeye çalışan erkeklerden nefret ediyorum. (nasıl bi cümle bu)
Flört etmeye çalışmak için aşırı derecede iltifat edenlerden de...

Dijital saatte simetriyi yakaladığımda dilek tutmayı seviyorum.Mesela şu an 10:10.Hmmm...


Ama en çok Morrisseyi seviyorum galiba.

Bu arada Clumsy and Shy, the Smiths'in 1987 çıkışlı albümü World Won't Listen'ın Half a Person şarkısından apartma.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Dök içini.