Canım okuyucum, önce üsttekinin sesini aç, böyle sözlere takılarak dinlerken oku aşağıdakileri, istediğim etkiyi ancak böyle yakalayabilirim. Hadi bakalım.
Çok fazla Star Trek izlemekten mi, Star Wars'a ciddi ciddi gönül vermekten mi bilmiyorum, uzayla ilgii bir şeylerin sürekli beni engellediğini düşünüyorum. Kozmik olarak bana gıcıklığı var evrenin. 'Hah işte oldu bu sefer, kesin kırdım bacağını şeytanın' derken, şeytan koltuk değneğiyle, topallaya topallaya yapıyor yine her türlü -af buyrun- piçliği.
Karmam bozuk zannediyordum, ama gecen gece uyumadım, sabaha kadar düşündüm. Annem, babam ve iki üç ufak tefek olay dışında insanları kırmışlığım yok. Ergenliğim geride kaldı, o zamanlar yaptığım terbiyesizliklerin hepsini telafi ettim. E daha ne, nedir bu peşimi bırakmayan My Name Is Earl vakası?
Ofsaytın ne olduğunu bilmesem de, takım bile tutmasam da, gol attıktan sonra, ofsayt bayrağını kaldıran hakeme elleri arkada koşan, tükürük ve mukus saçan futbolcu gibiyim. Yani tabi daha az mukuslu ve tükürüklü. (gribim de şu sıralar)
Bir arkadaşıma 'Neden böyle?' diye danıştığımda, olayların çok da üstüne düşmememi, 'koy kaba etine, rahvan gitsin' dediğini hatırlıyorum. Allah kahretmesin, o zamandan beri daha da fazla düşüyorum her küçük, minik, ufacık ayrıntının üstüne. Manyağım galiba.
Ama tüm bu şanssızlığın üstüne, aptalca bir optimizm var üstümde. Mazoşistçe biraz.
Tünelin sonundaki ışığı gördüm, çökmeyecek inşallah bu sefer üzerime.


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Dök içini.