5 Aralık 2009 Cumartesi

Öyle



Yağmur yağdığında fönlü saçları bozulmasına, mor şemsiyesi kırılmasına, ayakkabıların ıslanmasına rağmen sevinen bir tek ben mi varım? Beyaz sabunu hala çok seven, ütü yaparken depresyondan çıkan, sabahları sırf 5-10 dakika yatakta hayal kurabilmek içn saati daha erkene kuran, birini uzaktan sevmeyi, onun yanında olmaktan daha çok seven, film izlerken patlmış mısır yerine tuzlu ay çekirdeği yiyen,berbat giyinen erkekleri beğenen, animelerde ara ara çıkan abartı ifadelere bayılan, kocaman burunlu insanları beğenen, ingiliz aksanıyla küfretmeye bayılan, TDK gibi herkesi düzeltmesine rağmen tarzanca konuşan bir tek ben kaldım galiba. 
İtiraf edeyim bütün bu tuhaflıkların sadece bende olabileceği duygusu inanılmaz bir zek veriyor.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Dök içini.